Yamaç Külliyesi Kazısı

HKFK-04-YK

Aşağı kentin doğusunda, mağaralardan kuzeye doğru uzanan yamaçta 2004 yılı çalışmalarında cami merkezli bir külliye ortaya çıkarılmış ve “Yamaç Külliyesi” olarak adlandırılmıştır. Cami, medrese, zaviye ve bekâr hamamından oluşan külliyenin büyük bir bölümü yıkılmıştır. Yamacın teraslanmasıyla oluşturulan en üst zeminde, dikdörtgen bir avlu ile güneyinde revaklı bir harimden oluşan cami yer almaktadır .

Cami (+ Zaviye Odaları) Kazısı

Cami ve Zaviye Odaları
Cami ve Zaviye Odaları

Kazı başlangıcında, doğu-batı doğrultuda uzanan bir duvarla, üzerindeki kapı açıklığı ve pencere izlerinden başka bir şey görülmeyen kalıntılardan, ilerleyen zamanda enine dikdörtgen planlı,  üç bölümlü bir cami ortaya çıkmıştır. Ana eksen üzerindeki kapının karşısında doğal kaya ve toprağa yaslanmış bir mihrap ile kıble duvarı belirginleşmiş; yaklaşık 5.00 m yüksekliğindeki taş ve toprak dolgu kaldırılınca anıtsal bir mekânla karşılaşılmıştır .

Batıdaki kare mekânın kubbe örtüsü korunduğu halde, diğer örtüler tamamen yıkılmıştır. Harimin kuzey duvarında revaka açılan bir cümle kapısı ile iki yanında iki pencere; yan hücrelerin de birer kapısı ile birer penceresi mevcuttur. Kapı ve pencere açıklıkları, dıştan düz atkı taşlı, içten yuvarlak kemerli olarak düzenlenmiştir. Kuzey duvarın üst kısmı cephe boyunca yıkılmış vaziyettedir. 10.40 x 4.10 m ölçülerindeki harime cümle kapısından başka doğu ve batıdaki hücrelerden birer kapıyla geçilmektedir. Harimin, kalan izlerinden sivri kemerli beşik tonoz olduğu anlaşılan örtüsü yıkılmıştır. Doğu ve batıda 4.10 x 4.10 m ölçülerinde kare planlı iki hücre yer almaktadır . Ocak nişleri ve revaka-avluya açılan pencereleriyle birer zaviye hücresi şeklinde tasarlanmışlardır. Üstleri kalın cas harcıyla sıvanmış istiridye yivli tromplarla geçilen birer kubbe ile örtülmüştür. Doğudaki hücrenin kubbesi tamamen yıkılmış; batı hücresinin kubbesinin de kaplama taşları kısmen dökülmüştür. Zemine cas harcı döşenmiştir. Batı hücrede, dağınık vaziyette çoğu çocuklara ait iskeletler bulunmuştur.

Girişin hemen karşısındaki mihrap, ilk değerlendirmeye göre Hasankeyf’teki bilinen en eski taş mihrap konumundadır . Düzgün kesme taşlarla örülen yarım daire planlı mihrap nişinin etrafı sütuncelere yaslanan kademeli kemer ve kuşaklarla çevrilmiştir. Mukarnaslı kavsara ile kuşatma kemerinin alınlıkları ve sütun başlıkları kıvrık dal, rumi ve palmetlerden oluşan bitki motifleriyle bezenmiştir. Nişin etrafına Al’i İmran Suresi’nin 18. ayeti, kuşatma kemerini saran kuşak üzerine de Besmele ile başlayan Bakara Suresi’nin 255.(Ayet-el Kürsi) ve 256. ayetleri ile “Yüce olan Allah doğru söyledi” anlamına gelen “sadekallâhu’l Azîm” yazılmıştır. Girift sülüsle yazılan kitabeler nitelikli bir işçilik sergilemektedir. En dış kuşakta ise bir sıra mukarnas dizisi bulunmaktadır .

Kuzeye doğru sürdürülen çalışmalarda, harimin girişi önünde cas harcıyla oluşturulmuş düz bir zemin ile eşit aralıklı altı adet paye kalıntısı tespit edilerek bu mekânın son cemaat yeri niteliğinde bir revak olduğu anlaşılmıştır. Doğu ucunda, yaslandığı duvar payesi ile surlara bitişik kemer izlerinden de üzerinin tonoz örtülü olduğu saptanmıştır. Revakın kuzeyinde, 0.15 m daha düşük kotta düzgün taş döşeli avlu zemini ve ortasında havuz açığa çıkarılmıştır . Avlunun kuzey-güney uzunluğu 13.30 m; doğu-batı uzunluğu 19.75 m’dir.

Kare havuzun avlu zemini ile birleşen üst tarafı bozulmuş, diğer kısımları sağlam olarak günümüze ulaşabilmiştir . Batı yüzü üst ikinci sıradaki seramik künkün havuza su getiren borunun son parçası olduğu anlaşılmıştır. Avlunun batı duvarının hemen dibinde bir kuyu açığa çıkarılmış, havuz suyunun bu kuyu ile irtibatlı olduğu görülmüştür. Tonozunun bir bölümü ile su tesisatı tahrip olmuştur .

Avlunun kuzey bölümü arazinin eğiminden dolayı istinat duvarıyla beraber yıkılmıştır. Kuzeybatıda yer alan avlu girişinin kuzey sövesi kısmen korunmuş olarak günümüze ulaşmıştır. Avlu içine ve duvar dışına son zamanlarda barınak amacıyla yapıldığı sanılan kalitesiz ve niteliksiz muhdes mekânlar kaldırılmıştır. Camiye ulaşan meyilli arazi üzerindeki taş döşenmiş yolun da kalan kısmı ortaya çıkarılmıştır.

Avlunun kuzeydoğusunda, yörede “Bekâr Hamamı” denilen gözden gizlenmiş serdap şeklinde küçük bir hamam mevcuttur . Avlu duvarı önünde, arazinin eğimine uygun olarak daha düşük kotta düzenlenmiş bir takım yapılar ortaya çıkarılmıştır. Bunların medrese ve imaret yapıları olduğu düşünülmektedir. Söz konusu mekânların tamamı duvar alt seviyelerine kadar yıkılmıştır.

Yamaç Yapıları-II Kazısı

HKFK-05-Y-II

Ortaçağ kentinin güney yamacında, kayalığın hemen altında 30.00 x 30.00 m ölçülerindeki alanda yapılan kazı çalışmalarında, D6 ve E6 olarak adlandırılan açmalarda 6.60 x 3.50 m boyutlarında doğu-batı doğrultusunda bir mekân ortaya çıkarılmıştır . Bu mekânın L şeklinde bir duvar kalıntısı ile ön giriş niteliğinde bir mekânla bağlantılı olduğu anlaşılmıştır.

Aynı şekilde A5, A6, B6 ve D2 açmalarında yapılan kazılarda, ortalama -1.50 m seviyesinde zeminlerine ulaşılan konut türünde yapı kalıntıları ortaya çıkarılmıştır. Ortalarında havuz veya birer taş yalak bulunan ve bir cepheleriyle sokağa bakan bu evlerin cas ve çamurla tutturulmuş moloz taş duvarlı basit yapılar olduğu anlaşılmıştır .

Kazı alanlarında farklı dönemlere ait çok sayıda seramik parçası ele geçirilmiştir.

Yamaç Yapıları-III Kazısı

HKFK-05-Y-III

Yamaç-II kazı alanının batısında, “Yamaç-III” olarak adlandırılan 3 sondaj gerçekleştirilmiştir. Alanın eğimli olması nedeniyle, zorlu bir çalışma ile ortalama 1.60 – 1.20 m yüksekliğindeki dolgu malzemesi kademeli olarak kaldırılmıştır . Alanda farklı büyüklükte ve kotta birçok duvar kalıntısı ve mekânlarla taş döşemeli yollar tespit edilmiştir. Duvarların kısmen cas ve çamur harcıyla örülmüş basit bir mimariye sahip olduğu görülmüştür . Bu alanın da mahallenin bir bölümü olduğu ve muhtemelen üzerine çöken kaya kitleleriyle evlerin yıkılması sonucu terk edildiği anlaşılmıştır.