Sondaj Kazıları

2006 yılı kazı programı ile “Uzun Erimli Eylem Planı” gereğince, Hasankeyf’in toprak altındaki kültür varlığını belirlemek amacıyla, beş ayrı alanda sondaj yapılmıştır. Açılan sondaj çukurlarının ikisi her hangi bir buluntu vermediğinden kapatılmış, birisi stratigrafik değerlendirmeye yönelik yüzey kesiti haline getirilmiş, ikisi de kazıya dönüştürülmüştür.

Sondaj I (Eski Mezarlık Alanı)

Hasankeyf Aşağı Şehirde; “Eski Mezarlık” olarak bilinen alanda, yüzeyde görülen mimari kalıntılardan hareketle sondaj çalışmalarına başlanmış; duvarların ortaya çıkması üzerine sondaj sistematik kazıya dönüştürülmüştür. 15.00 x 20.00 m.lik bir alanda ilk aşamada, yüzeyde görülen duvarların takibi yapılmış, sınırlandırdıkları mekânlar saptanarak, Mekân I; Mekân II ve Mekân III şeklinde kodlanmıştır. Karolaj çalışmalarının tamamlanmasının ardından, 5.00 x 5.00 m ölçülerinde plan-kareler açılarak (A, B, C, D, F, G, H, I, J), çalışmalara devam edilmiştir. Bu alanda yapılan çalışmalar sonunda, Ortaçağ Hasankeyf Kentinin içme ve atık su kanalizasyon şebekesinin tüm yerleşim birimlerine ulaştırıldığı, Dicle nehrine dökülmeden önce kum havuzlarında filtrelenip kısmen arıtıldıktan sonra suya karıştırıldığı ortaya çıkmıştır . Bu tespit, XII. yüzyıl İslam kültüründe medeniyete (şehircilik bilincine) ne kadar önem verildiğinin somut bir delili olmuştur.

Sondaj II İmam Abdullah Zaviyesi

İmam Abdullah Zaviyesi’nin kurulduğu tepenin höyük özelliği göstermesi sebebiyle, söz konusu alanın höyük olup olmadığının araştırılması ve bu bağlamda mevcut stratigrafinin belirlenmesine yönelik zaviyenin doğu yamacında, 5.00 x 5.00 m ölçülerinde sondaj açılmıştır . Yukarıda belirttiğimiz amaç doğrultusunda yapılan kazılar sonucunda, İmam Abdullah Zaviyesi’nin kurulduğu tepenin bir höyük olmadığı kesinlik kazanmıştır.

Sondaj III İmam Abdullah Zaviyesi

Daha önceki yıllarda yapmış olduğumuz çalışmalar sırasında ortaya çıkarılan, İmam Abdullah Zaviyesine ait havuzda, II no’lu Sondaj ile koordineli başlatılan çalışmanın amacı, zaviyenin kurulduğu tepenin stratigrafisinin tespitine yönelik yürütülmüştür. 0.75 m derinlikteki havuzda, önceki kazı çalışmalarından, zemini koruma amaçlı doldurulan 0.10 m kalınlığındaki toprak tabakası temizlenmiş ve havuzun moloz taş ve caslı zemini tamamen ortaya çıkarılmıştır. Havuzun daha düzgün olduğu gözlenen kuzeydoğu köşesinde 4.00×1.90 m. ebatlarında belirlenen alanda başlanan sondaj çalışmalarında, 0.27 m. kalınlığında moloz taş ve topraktan oluşan tabaka temizlenmiştir. Çalışma sırasında doğu-batı yönünde ilerleyen altı sıra tuğla ve birkaç sıra moloz taş örgülü duvar kalıntısıyla karşılaşılmıştır. Sürdürülen çalışmalarda 0.70 m.lik dolgunun temizlenmesiyle, söz konusu duvar kalıntılarının, mezarlara ait olduğu tespit edilmiştir Mevcut mezarların temizliğinin ardından, alan stratigrafisinin tespite yönelik çalışmalara devam edilerek, havuzun zemin seviyesinden -1.20 m inilmiştir. Havuzun derinliği ile birlikte yüzeyden -2.35 m derinlikte, moloz taşlar dışında herhangi bir buluntuya ulaşılamadığı için, sondaj alanındaki çalışmalar sonlandırılmıştır .

Sondaj IV Serpire (Köprü Başı) Mescidi

Hasankeyf’in, “Karşı Yaka” olarak isimlendirilen Kesme Köprü III Köyü sınırları dâhilinde; Artuklu Hamamı ile Artuklu Köprüsü arasındaki alanda, 1950’li yıllara kadar kullanıldığı, ancak söz konusu yıllarda Dicle Nehrinin taşması sonucu yıkıldığı söylenen küçük bir mescit kalıntısı bulunmaktadır. Halk arasında Köprübaşı (Serpire) Mescidi olarak bilinen yapının mimari özellikleri ve ilk yapım tarihinin tespitine yönelik kazı çalışmalarına başlanılmıştır.

Yürütülen çalışmalar sonucunda mescidin güneydoğu köşesi ile doğu beden duvarı ortaya çıkarılmış ve aynı zamanda mescidin 0.92 m. genişliğindeki girişi de saptanmıştır. Yapı girişinin tespitiyle iç mekâna girilerek zemin ve duvar takibi yapılmış; mekânın içi temizlenerek, mekânın 7.50×3.65 m. ölçülerinde enine inşa edilen harim bölümü ortaya çıkarılmıştır . Örtü sistemi ulaşmayan mescidin dikdörtgen formlu düzgün taşlarla oluşturulmuş zeminin ortaya çıkarılmasıyla, harimde yürütülen kazılar sonlandırılmıştır . İç mekânda yürütülen kazı çalışmalarının bitirilmesinin ardından, dış mekân duvar takibi ile yapının batı duvarı ortaya çıkarılmış, ancak, mescidin kuzey duvarının dış bölümü tahrip olduğundan, tespiti yapılamamıştır. İrili ufaklı moloz taşın casla örüldüğü mescidin giriş ve örgü sıralarında, düzgün kesme taşlardan da yararlanılmıştır. Yapım tarihi veri yetersizliğinden dolayı tam olarak bilinmemekle birlikte, Osmanlı döneminde inşa edildiği düşünülmektedir.

Zeynel Bey Külliyesi Sondaj Çalışması

Başkanlığımızca daha önce yaptırılan jeomanyetik ve jeoradar araştırmalarını test etmek ve külliye çevresinde bulunması muhtemel kültür varlıklarına ulaşmak amacıyla, Zeynel Bey türbesinin güney batısında belirlenen B9 ve C9 kodlu (resim1) 10.00 x10.00 m ebatlarındaki plan karede sondaj ve kazı yapılmıştır. Çalışmalar, B9 ve C9 plan kareleri içinde doğu batı yönlü 4.00 x 9.00 m ebatlarında B9 Kuzey, B9 güney ve C9 kuzey, C9 güney olarak adlandırılan dört farklı açmada gerçekleştirilmiştir.

Genel olarak jeoradar çalışmalarında yoğun anomali veren alanların ortaya çıkarılmasına yönelik yürütülen kazı çalışmalarının sonucunda yüzeyden yaklaşık 0,25 m derinlikte başlayan ve 0,53 m derinliğe kadar devam eden duvar kalıntıları ortaya çıkarılmıştır . Kazılar sonucunda güneydoğu kuzeybatı yönlü bir yapı kalıntısının güney beden duvarının bir bölümü ortaya çıkarılmıştır. Bu beden duvarının güneyinde hali hazırda bizim ortaya çıkardığımız dikdörtgen planlı üç mekân görülebilmektedir. Yapının bulunduğu konum göz önüne alındığında yapının olasılıkla Zeynel Bey külliyesi içinde yer alan yapıların bir benzeri olduğu düşünülmektedir. Mevcut durumu temel seviyesinde olan yapının kullanım amacı hakkında bir yorum yapmak oldukça güçtür ancak jeoradar çalışmalarının verdiği sonuçlar mevcut duvarların bir bölümünün daha devam ettiğini göstermektedir.