Mardınike Külliyesi Kazısı

HKFK-08-SS

Aşağı şehrin kuzeydoğu ucunda yer alan ve halk arasında “Mardinike Camii” olarak bilinen harabedeki yapılar Prof. Dr. Oluş ARIK tarafından kazılmaya başlanmış, ancak yarım kalması üzerine 2008-2010 yıllarında Prof. Dr. Abdüsselam ULUÇAM başkanlığında yürütülen kazı çalışmalarıyla tamamlanmıştır.

Mardınike Külliyesi
Mardınike Külliyesi

Mardinike Külliyesi iki bloktan oluşmaktadır. Kuzey taraftaki I. Blok, doğu-batı doğrultusunda 48.50 x 47.80 m; kuzey-güney doğrultusunda 38.00 x 36.40 m ölçülerindeki revaklı avlu çevresinde yer alan cami ve medrese ile diğer kısımlardaki değişik amaçlar için tasarlanmış bölümleri içermektedir. Güneyde yer alan II. Blok ise giriş avlusu, minare, cami, zaviye, imaret, han anıtsal mezar mekânları ve seramik atölyelerinden oluşmaktadır.

Yapıların zamanla meydana gelen deprem veya savaşlarla birkaç kez tahrip olduğu ve daha sonraları farklı işlevler de verilerek elden geçirildikleri anlaşılmaktadır. İnsitu durumdaki mekânlar farklı dönemlerde yapılan eklemelerle oluştuğu için karmaşık bir plan ve mimariye sahiptir. Kompleksi oluşturan yapıların çoğu temel seviyesine kadar yıkılmış, içerdiği mimari ve dekoratif özellikleri de kaybolmuştur.

I. Blokta, (U) biçiminde revakların çevrelediği avlunun güney kanadında enine dikdörtgen planlı, mihrap önü kubbeli ve mihrap duvarına paralel iki neften oluşan bir cami yer almaktadır . 38.00 x 2.60 m ölçülerindeki birinci nef son cemaat yeri şeklinde düzenlenerek ikinci nefe göre daha dar tutulmuş ve günümüze daha sağlam gelebilmiştir. Nefin batı ucunda, sonraki dönemlerde duvar eklenerek doğu-batı doğrultusunda 9.80 x 4.20m ölçüsünde dikdörtgen plan düzeninde yapılmış bir yan hücre yer almaktadır. Bu hücrede yapılan kazı çalışmalarında 1.85m yüksekliğindeki yıkıntı malzeme kaldırılarak zemine ulaşılmıştır. Mekânın kuzeybatısında revaklı bölüme geçişi sağlayan kapı ortaya çıkarılmıştır. Avluyu çevreleyen revaklar kuzeye doğru çıkıntı yaparak, doğu-batı doğrultusunda 13.00m uzunluğunda, kuzey-güney doğrultusunda 3.00m genişliğindedir . Birinci nefin kuzeybatısında 3.70 x 2.50m ölçüsündeki bölümde zemin takibi yapılmıştır. Çalışmalar sonunda 3.00 x 0.80m ölçülerinde ve 0.10m kalınlığında caslı zemin tespit edilmiştir .

Doğu-batı doğrultusunda 47.00m; kuzey-güney doğrultusunda 6.00m ölçülerindeki ikinci nefte farklı genişlikte dört kemer kalıntısı yer almaktadır. Bu kemer açıklıklarının bir kısmının daha sonra pencereye dönüştürüldüğü, son dönemde ise duvar örülerek kapatıldığı gözlenmiştir. Mekânın iç kısmına sonraki dönemlerde kuzey-güney doğrultusunda üç duvar örülmüş ve bu kısım dört hücreye bölünmüştür .

Orta avlunun batı bölümünde kuzey-güney doğrultusunda 11.50 x 10.30 m ölçülerinde geniş bir mekân ile kuzeyinde avlu boyunca uzanan ve sonradan düzenlendiği sanılan bir salon (?) yer almaktadır. Avlunun doğusunda ise yine sonradan tasarlanmış tuğladan örülmüş sütunlarla çevrili bir salon daha mevcuttur. Bu yapılanma nedeniyle komplekse “Sahil Sarayı” adı da verilmiştir. Kuzeydoğu köşede ise tuvalet ve banyo mekânları sıralanmaktadır .

I. Blokun 10.00 m güneyinde bulunan II. Blok; ortalama 49.00 x 34.00 m ölçülerinde geniş bir alanı kaplamaktadır. Bu blok da iki bölümden oluşmaktadır. Batı bölümde, kuzeyde küçük bir avludan geçilen ve en güneydeki mihraba kadar uzanan ana eksenin iki yanına simetrik olarak dizilmiş farklı büyüklükte odalarla güneyde cami bölümü yer almaktadır. Blokun bu kanadı, daha sonraki dönemlerde zemine yerleştirilmiş alçıdan sandukaları ile anıtsal mezar odaları (türbe) haline getirilmiştir. Bu kesimin doğusunda bulunan ve doğu-Batı doğrultusunda uzanan tonoz örtülü paralel sahınlar, ocak teşkilâtı, niş ve sekileriyle imaret, seramik atölyeleri ve han olarak düzenlenmiştir .

Mimaride cas katkılı harçla tutturulmuş moloz taş malzeme kullanılmış, mekânlar içten sıvanarak alçı ile süslenmiştir. Caminin mihrap önü ve kare mekânların üzeri kubbe, diğer mekânlar tonozla örtülmüştür.

Giriş avlusunun güneybatısında 4.20 x 5.00 m ölçülerinde kare kesitli bir minare kaidesi yer almaktadır. Enkaz yığıntılarından gövdenin tuğladan silindirik bir yapıya sahip olduğu ve üzerinin firuze renkli tuğlalarla süslendiği anlaşılmaktadır .

Mardinike Camii, mimari ve süsleme özellikleri ile Büyük Selçuklu dönemine işaret etmektedir.